Meraba, ben Robyn. Depresyondayım. Ve bunu insanlara açıklamaya çalışmaktansa canlı canlı yanmaya rağzıyım.
"Pozitif düşün" - Onu yapabilsem zaten sorun kalmayacak dimi kardeşim?
"Hepsi kafanın içinde." - CİDDEN Mİ. BEN KIÇIMDA SANIYODUM, VAY ARKADAŞ.
"Abartıyosun/Mutsuz olmak istiyosun/Savaşmıyosun"
Savaşıyorum. Her sabah kalktığımda "niye ölmedim" demekten vazgeçmeye çalışıyorum. Aynaya baktığımda gördüğüm şeyden tiksinmemeye çalışıyorum. Kendimi yataktan kaldırmak için zihinen 15+ dakika hazırlanmam gerek. Dışarı çıkartmak için bir saat. Belki daha fazla. Bir sürü kötü düşünceyi ve paranoyayı yenmek için debeleniyorum. Bu düşünceler arasında;
"Kesin çirkinim & şişkoyum diye bakıyolar"
"Kesin çirkinim & şişkoyum diye bakıyolar"
"Onlara niye benzemiyorum? Keşke onlara benzesem."
"Kesin beni kullanıyo. Yoksa benle niye beraber olsun?"
"Sinirli. Kesin bişi yaptım."
"Benim yüzümden."
"Yapamadım."
"Yapamıyorum."
"Yapamayacağım."
"Kesin beni kullanıyo. Yoksa benle niye beraber olsun?"
"Sinirli. Kesin bişi yaptım."
"Benim yüzümden."
"Yapamadım."
"Yapamıyorum."
"Yapamayacağım."
Bunları düşünmek istediğimi zanneden insanlar varsa, manyak mıyım ben? Böyle bi kafaya niye isteyerek sahip olmak istiyim?
Sorunları biliyorum, nerede ney yanlış ve neden kaynaklanıyora kadar herşeyi çözdüm ama henüz düzeltmek için bir çözüm bulamadım. En fazla günlük olarak kendimi ittirmeyi başarabiliyorum şimdilik. Düzelemeyecek kadar kötümüyüm? Hayır.
Ama bunun da ciddi bir sıkıntı olduğunu anlayın. Kafamın içini size açıp gösteremem, yada ne hissettiğimi size anlatamam, hissetiremem.
Herkesin kafası ve zihinsel dayanıklığı, olayları ele alışı değişiktir. Kimimiz sorunların en zorunun altından bile kalkabilecek kadar mantıklıyızdır, kimimiz ise en ufak durumda kırılacak kadar hassasızdır.
Benim için, kafamın içi sanki herkesin bağıra çağıra konuştuğu, kocaman bir oda. Camı çerçevesi olmayan, gri, ve tıklım tıklım bir oda. Kaçamadığım bir yer. Dinlesem başka, dinlemesem başka.
Uyuyamıyorum. Uyusam bile parça parça uyuyabiliyorum, bu yüzden "yorgunmusun?" sorusunu sorma - evet, yorgunum.
Saçma sapan kabuslar artık normal bi olay, bacağımın sürekli sallanması elimde olan ve bilinçli olarak yaptığım bir şey değil.
Çözemediğim şeyler yüzünden sinirleniyorum çünkü yetersiz hissediyorum kendimi. Yetersizim diyorum.
Asla yapamayacağım, huzurum olmayacak. Kafamın iki tarafı iki ayrı uçken, beni kim ne yapsın?
Ailem bensiz daha rahat yaşar diyorum.
Arkadaşlarım beni dinlemek zorunda kalmaz diyorum.
.....
Gülmeye çalışıyorum. Eğlenmeye çalışıyorum. Düşünmemeye, daha doğrusu mantıklı düşünmeye çalışıyorum. İyi anılarıma tutunuyorum ve beni en derinden yaralayan kişileri ve olayları düşünmemeye çalışıyorum. Herşeyi oturtup çözüm aramaya çalışıyorum.
Ama bazen gücüm kalmıyor gerçekten. Bazen uyanasım bile gelmiyor, yataktan çıkmayı bırak.. Dışarısı güneşliyken o güneş bana ihanetmiş gibi geliyo. Bedenim sanki bir ton, kaldıramıyorum kendimi. İlaçlarımı almayı unutuyorum. En sevdiğim şeylerden bile soğuyorum. Boğazım her daim düğüm düğüm oluyo böyle günlerde, ve tek yapabileceğim şey ise kendi kendime sarılıp "geçicek, geçicek" demek oluyo.
En azından kendime bunu öğretebildim.
İlaç alıyorum evet. Ama ilaçlar tek başına birşey yapmaz. Sade geçici olarak seni stabil bi duruma getirir. Onun üzerine bişiler kurabilirsin, ama nasıl becermen gerektiğini her zaman bilemiyosun, ve bu noktada terapistler devreye giriyor. Göremediğin çözümleri sana sunmak, yaşadığın travmaları çözümlemek ve sonlandırmak için bir profesyonelin varlığı kesinlikle şarttır.
Diyeceğim şu;
Bu lanet olası şey, sırf zihinsel bir olay değil, bedeni bile komple göçertebilecek kadar güçlü bir hastalıktır ve tedavi edilmesi gerekmektedir. Sizden istediğim tek şey anlayış ve saygı. Acımı hissetmenizi veya bana ekstra şevkatmiş, otmuş, bokmuş filan göstermenizi istemiyorum. Acımanızı filan da istemiyorum.
Sadece anlayış ve saygı istiyorum. Başka bişi değil.
Kolaylaştırmak için tıbbı terimleri de aşağıya not olarak bırakıyorum. İhtiyacınız olursa diye.
Kalın sağlıcakla. Hem fiziksel hem zihinsel olarak.
Depresyon nedir?
Tıbbi sözlükte der ki;
Uyaranlara karşı duyarlığın azalması, girişim gücünün ve kendine güvenin yiterek umutsuzluğun, karamsarlığın güçlenmesi biçiminde beliren ruhsal bozukluk.
Belirtileri ise;
Konsantrasyon Sorunları: İş yerinde, okulda ya da yemek yaparken dahi konsantre olamama, bir kitabın veya filmin sonunu getirmekte zorlanma.
Detayları Hatırlamakta Zorlanma: Yaşanan bir olayın önemli detaylarını unutma, hatta bazen olayların kendisini unutma.
Karar Vermekte Zorlanma: Daha önceden kolaylıkla verilen kararları depresyon nedeniyle verememe, yanlış karar vereceğinden korkma.
Halsizlik ve Enerji Azlığı: Nedensiz halsizlik, hobi veya keyif alınan diğer aktiviteleri yapmakta zorlanma, ilgisizlik.
Suçluluk, Değersizlik ve/veya Beceriksizlik Hisleri: Nedensiz olarak ya da sizin kontrolünüzde olmayan olaylar nedeniyle yaşanan suçluluk hissi, günlük aktiviteler sırasında dahi beceriksizlik hissi.
Normalden Fazla veya Az Uyuma: Uykunuz olsa dahi bir türlü uykuya dalamama veya tam tersi olarak yorgun olmasanız dahi günde 9-10 saat uyuma.
Olumsuz Düşüncelerin Önüne Geçememe: Her şey yolunda olsa dahi gelecekle ilgili aşırı kaygılanma, kendinizle ya da sevdiklerinizle ilgili önüne geçemediğiniz olumsuz düşünceler.
İştah Azlığı veya Aşırı İştahlı Olmak: İştahta, uyku gibi depresyon sırasında 2 farklı uçta olabilir. Bazı kişiler olumsuz düşünceler nedeniyle iştahını kaybederken bazı kişiler bu mutsuzluk halini aşmak için daha fazla yemek yiyebilir.
Huzursuzluk Hissi, Agresif Olma Hali: Ortada bir neden yokken huzursuz hissetmek, olaylar karşısında aşırı sinirli ve agresif tepkiler vermek.
Aşırı Alkol Tüketimi: Depresyonda olan kişilerde alkol tüketiminin artması dışında aşırı hızlı araç kullanma, kumar oynama ve tehlikeli sporlar yapma gibi düşüncesiz davranışlarda artış görülebilmektedir.
Hayatın Yaşamaya Değer Olmadığı Düşüncesi: Renkli bir sosyal yaşantınız, iyi ilişkileriniz ve başarılı bir işiniz olabilir ancak depresyondaysanız bunların hayatınıza değer kattığını görmeden yaşamanın bir anlamı olmadığı düşünebilirsiniz.
Alarm belirtileri;
- Çok üzüntülü bir ruh halinden mutlu bir ruh halinde aniden geçiş.
- Sürekli ölüm hakkında konuşma veya düşünme.
- Derin üzüntü, ilgi kaybı, uykusuzluk ve yeme sorunları.
- Kişinin “ölüm isteği” olması ve buna bağlı olarak tehlikeli davranışlarının artması.
- Önceden değer verdiği şeylere karşı ilgisinin kaybolması.
- Değersizlik, umutsuzluk, anlamsızlık hakkında yaptığı yorumların artması.
- “Kurtulmak istiyorum”, “burada olmasam daha iyi olurdu” cümlelerini sık kullanması.
- İntihar hakkında konuşması.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder