Pardon da bu ne biçim bir etkinlikti? Yapılan organizasyona organizasyon demeye bin şahit ister. Hadi maddelere bölüp, Robyn bugün neden sinirli, insanlar niçin küfrediyor bir bakalım. Minik minik, açık kelimelerle, yavaaaaaş yavaaaaş anlatacağım, herkes anlasın, değil mi?
1. Kapı Önü Faciası:
Saat 6'da geldik ve gördüğümüz kapalı kapılar ve bekleyen güruhtan dolayı ne olduğunu şaşırdık. Etkinlik mi kalktı?Ne oluyor yahu? Kimse bilmiyor. Bir sürü insan çimlere yayılmış, Maslak Oto Sanayi'nin benzincisinde oturuyor, içeriden müzik sesleri geliyor, ve biz giremiyoruz. 1,5 saat kapıda bekledik. BİR BUÇUK SAAT. Bu etkinlik 2'de başladı, 6'da ne kuyruğu yahu?! "Güvenlik nedeniyle" dendi, "içerisi çok kalabalık" dendi, "kapıda sıkışma var" dendi.. Bakın, durum buysa, buna göre önlem alırsınız. Bilet satmak kolay, o satılan biletler bangır bangır "%94ü gitti!" diye duyururken ona uygun güvenlik/önlem/giriş önlemleri alınmalıydı.
Neyse dedik. 1,5 saat sonra içeri girdiğimizde resmen mutluluktan ağlayacak halde girdik içeri. Girdik ama..
2. Maslak Arena Faciası:
Life Park için satılmış olan biletler, Life Park standartlarına göre yapılmıştır. Bunun için, Life Park'ın kaldırabileceği bir alternatif yer seçilmeliydi - ve bu alan Maslak Arena değil! O kadar doluydu ki adım atacak yer yoktu mekanda! Hayır bu insanların suçu değil kardeşim! Organizasyon olarak, gelecek kişi sayısını biliyor olmanız gerekir. Biletleri ona göre satmadınız yahu?! Electropol sayfasında "%94 gitti çabuk olun" diye reklam yapmadınız mı?! Yahu bu mekan %100 kişiyi almayı bırak, en fazla %50sini alabilirdi ancak?!
Hadi insanları geçtim..
3. Poineer Standı Faciası:
Eyvallah, güzel olay, millet DJ olsun, eğlenilsin, eğlenelim, oley.. Ama ana parti çadırının dibinde olan bu standın müzikleri, ana sahnede çalan müzikle birbirine girdi! İki ayrı telden çalan müziğin ve ritmin sonucu ise ayrı bi felaket! Ayrı ayrı güzel olan parçalar, birbirinin içinde sdece abuk subuk melodi oluşturdu. Ha, ayrıca, Poineer Standı'da Hot Dog standının dibinde olduğu için, hot dog kuyruğundakilerle birbirimizin içine girmemiz, ve "enfes"(!) hot dog kokusuyla burun buruna olmamız cabası.
Tamam bunlar da olabilir dedik, içeri girdik, bakalım sahne nasıl, dans edelim azıcık diye amma velakin..
4. Ana Çadır Faciası:
BU ÇADIRDA NİYE HAVALANDIRMA YOK KARDEŞİM? Bin tane adam var içeride, ve hepsi hoplayıp zıplıyor dans ediyor haliyle, bunun için burdayız, ama hiç mi havalandırma, ne bileyim, klima filan koymazsınız yahu? Bira veren barmenler, orda token satan elemanlar o kadar terlilerdiki ölecek sandık. Sonra bi öleceğiz sandık! Neden?
Yahu Ağustos 20. Hava felaket sıcak zaten. İçerisi kapalı alan, iki tane kapısı var, ESMİYOR VE HAVALANDIRMA YOK. O kadar sıcaktıki içeride 10 dakikada fazla durursak heralde bayılacaktık. Saunada dans partisi vermekle eşdeğer bir saçmalıktı. Hareketsiz dursak bile iki saniye içerisinde her pordan(ciltteki gözenekler olur kendileri) ayrı bir nehire döndü, sel oldu, vıcık vıcık olduk. Üstümüzde bir şort, bir tshit vardı, bu arada. Gayet havadar kıyafetler vardı yani. Tamam son dakikada yer değiştirdiniz de, bu dahiyane beyinlerinize hiç mi gelmedi "yav bir sürü insan olcak, bi havalandırma taksak hemen şuraya?" diye düşünmek? Hı? Dans ediyoruz, Küçükçiftlik Park'ta Skrillex konserine gitmiş birileri olarak kışın ortasında, donmamız gereken havada terledik. Açık hava. Şubat'ta. Buz gibi. Montları çıkartıp dans ettik. Ağustos'ta çadır içinde ölüme terkedilmiş gibi oldu resmen!
Onu da geçtim..
5. Uyuşturucu Faciası:
Yanımda biri "şeker" attı! Yanımda yahu. Biramdan bir yudum istedi ve o yudumla beraber hap attı resen. Demekki güvenliğiniz bi halt edememiş, çünkü içerdekilerin yarısı çoktan göz bebekleri hayva gibi büyümüş, haplanmış bir şekilde geziyordu. Ha yaşlarından bile emin değilim, +16 ne gece 2de bitecek olan festivalde? +18 yapsanız hadi neyse diyeceğim, en azından reşitler. Neler oldu gecenin sonunda hiç bir fikrim yok.
Çünkü DVBBZ son bir gün kala iptal etmişti, ve sonra öğrendim ki..
6. Konuk Faciası:
Line up'ın yarısı yok. Cielo'ya ve Tommy Trash'e ait hiç bir çekim, fotoğraf vs. görmedim. Tommy Trash'ten hiç bir yorum yok. Cielo ne oldu bilmiyorum. Ya da belki onların videosunu çekmeyi unuttu herkes mucizevi bir şekilde, çünkü biz saat 11.30 sularında "bu kadarı yeter, dayanamayacağım artık" dedik ve alanı terk ettik.
Koskoca festivalde birkaç tesellim vardı, onlarda hep kişilerin getirdiği keyifli anılardı. Arkadaşımla beraberdim, bu en iyisiydi zaten - çünkü dostluk her türlü zorluğu katlanılır hale getiren bir şey.
Ayrıca bira dağıtılıan yerdeki token vermekle uğraşan elemana aşırı büyük saygılar: her tarafından ayrı ter fışkırıyodu, barmenler bize bakamayacak kadar yoğunken token alımını bırakıp bize bira yetiştirdi. İsmini alamadım, ama genç bi çocuktu, çadırın içinde tokenlerle meşguldü.
İkinci olarak kapıdaki güvenliklerden biri herhalde en çok bezenlerden biriydi, çünkü kapıdaki güruh içeri girmek istiyordu, ve onların öfkeli halleriyle bu abimiz meşguldü. Sesi kısılmasına rağmen bağırarak laf anlatmaktan vazgeçmedi ve bir şekilde içeri girmemizi sağladı sonuç olarak. Bide benim güneş gözlüklerimi denedi, o da zevkliydi baya. Saçlarımıza "tövbe bismillah ne yaptınız saçınıza" diyen, giderken de "gülü gülü" diye seslenen abimiz, "tövbe bismillah dayımız", seviyoruz seni. Adamsın. :)
Gitmeden hemen önce fazla tokenlerle t-shirt aldık, birde fotoğraf çektirdik #makethemove başlıklı. Saklayacağım bir anım oldu, beni arayan bayan güvenlik görevlisi ayrı bir tatlılık abidesiydi, "sizi unutmayacağım!" diye arkamızdan sevimli sevimli uğurladı biz kolay gelsin dedikten sonra. Hakikatten göze batar bir haldeydik aksesuar bakımından, onlar da bunu tatlılıkla karşıladılar, hiç hır gür yaşamadım, ve bu güzel bir şey. Ama keşke tek güzel şey bu olmasaydı be ya!
Kısacası Electropol, seni gözümüzde çok büyüttük. Ben geç bir doğum günü hediyesi olarak almıştım bileti, çok heyecanlıydık arkadaşımla beraber. Ama bana yaşattığınız şey facia ardına facia oldu. Heralde toplasan yarım saat dansettik, geneli dışarıda nefes almaya çalışmak ve duracabilecek/oturabilecek yer aramakla geçti. Rezaletti ve açıkçası geç doğum günüm, tabiri caiz ise, piç oldu. Bunların hangi birine göz yumayım, yumsam geriye ne kalıyor?!
Öff be kardeşim.

