24 Mayıs 2015 Pazar

Restart, refresh, reboot.

İçimin, dışarıdakileri kaldıramadığı günlerden biri yine.

Yo, kesinlikle depresyon değil, bir "relapse" yaşamıyorum, veya "hayatım berbat, aman tanrım!" değil sıkıntım. Bilmediğim, yabancılık çektiğim şeyler değil, zamana bırakmam ya da kesip atmam gereken bir sürü kırmızıya boyanmış bir sürü iplik sarılmış etrafıma.

Hani yürüyemiyorum desem, yürüyorum. Ama iki ayağında farklı çizgilerden yürümeye çalışınca.. o iş yaş işte.

Kimseye de anlatamıyorsun, sıkıntı burada. O kadar ön yargılı bir karşı çıkma var ki, sanırsın "Çin Seddi'ni yıkalım" dedik. Bunun üzerine bağırdı, çağırdı, o seddi ikiye katlamaya karar verdi.

Halbuki sen sadece "bugün de Eiffel Kulesi'ne bakalım" demiştin, dimi?

Di.

Sonunda iş "Lan sanane! Hayat benim hayatım!"a geliyor. Bir annenin çocuğunun doktor olmasını istemesi, sadece onun gurur duyabileceği bir şey değil, ayrıca onu sevdiği, ve iyi bir yaşam istemesi anlamına geliyor. Lakin onun iyi gördüğü hayat, çocuk için iyi olmayabilir.

Bırakın istediklerini yapsınlar. Siz sadece fikrinizi söyleyin, ama afaroz da etmeyin karşınızdakini lan! Size yanlış geliyor olabilir, belki canları yanacak evet ama bırakın istediklerini yapsınlar. Yardım edin, ama destek olmayacaksanız da köstek olmayın yahu.

İşte hayatlar da böyle. Sizin diliniz yanınca sanıyorsunuz ki herkesin dili yanacak. Daha karşınızdaki ne düşünüyor sorgulamadan direk yargıyı basınca olan oluyor. Haliyle yorgun olan sen de yol veriyosun karşındakine.

Sonra "ama bu kız böyle değildi ki, götü kalktı kesin" oluyor. Burada bi ironi var ama dur bi saniye..

Eskilerden bir fotoğraf alıp gülümserseniz en âlâ kaşarsınız bi kere.
Kibarca reddi anlamayana "hadi lan ordan yallah" derseniz hele, aman yarabbi, Hitler yanınızda halt etmiş.

Kadın dediğin egosu olmıycak kardeş!
Kadın dediğin herkese gülcek ama o hariç, ona gülerse kesin yollu.

Kadın dediğin şöyle olcak.
Erkek dediğin böyle olcak.

İyiki genderfluid'im kardeş. Yoksa işimiz iş.

Çıkamam bunca şeyin içinden!

Finallerim bana yetiyo, teşekkür ederim, bitiminde de kendimi müziğe vericem, artık ne çıkarsa bahtıma, tekil çalışmıyorum da zaten.

Kafamda herşey yerli yerinde lakin bu satranç parçalarının pozu şimdilik saçma göründüğü için, bazıları taktiğimin olmadığını düşünüyor.

Şah mat bekliyorum canım. Ayrıca benim oyunum lan, istediğim gibi oynarım, sanane mınakoyim? Ben kendim yapıp kendim kazanmak istiyorum.

Paylaşmak istemiyorum! Paylaşacağım vakit zaten paylaşırım, ne zorluyosun be yavrum? Hem vakit kaybı, hem de gözümde bi kaç point düşme durumu. Lose-lose. Neyin ısrarı bu?

Onca şey üst üste binince, bir Özkan Uğur misali YAĞRABBİİİĞM diye çığırasım geliyo.

Oh beybi.

Lan çek o parmağı! Çek! Sikerimaaaeeeğğğ..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder